28 Nisan 2026 tarihinde Hakan Kaplan tarafından kaleme alınan habere göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma çerçevesinde Ankara’da gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ, tutuklanarak Marmara Cezaevi’ne gönderildi. 67 gündür tutuklu olan Uludağ, İstanbul’daki mahkemenin yetkisizlik kararı vermesinin ardından davasının Ankara’ya aktarılmasının ardından, 19 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak. Duruşmanın ilk oturumu 21 Mayıs’ta Ankara’da yapılacak.
“HAKİMİ GÖRMEDEN YARGILAMA OLUR MU?”
Tutuklu DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, duruşmaya SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile uzaktan katılacak olmasına şiddetle itiraz etti. Ankara’ya nakledilmesi için Adalet Bakanlığı’na yaptığı başvurunun henüz yanıtlanmadığını dile getiren Uludağ, “Bu da yetmezmiş gibi, Ankara’daki mahkeme duruşmaya Silivri’den SEGBİS aracılığıyla bağlanmama karar verdi. Mahkeme, 16 yıldır muhabirlik yaptığım Ankara Adliyesi’nde savunmamı yüz yüze yapmamı istemiyor.” ifadelerini kullandı.
“Bu uygulamaya son verilmeli” diyen Uludağ, tepkisini şu şekilde sürdürdü: “Mahkeme, tutukluluk halimin devamına karar verirken kaçma şüphesi gerekçesini öne sürdü. Hâkim, ‘somut olgular var’ diyor, ancak bu somut olgular neler? Ben ısrarla Ankara’ya dönmek isterken, hâkim ‘kaçar’ diyor. Böyle bir tutuklama gerekçesi olamaz. Beni bırakın, döneceğim yer gazetecilik yapabileceğim Ankara Adliyesi’nin basın odasıdır.”
Uludağ, tutuklu gazetecilerin arkadaşları tarafından oluşturulan “Alican’ın Arkadaşları” adlı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları belirtti: “İstanbul’daki mahkeme, dosyamın burada açılmasına yetkisizlik kararı vererek, tutuklanma sürecimin hukuka aykırı olduğunu ve kararın yetkisiz bir savcı ile hâkim tarafından verildiğini ortaya koydu. Dosyam Ankara’ya gönderildi ama ben İstanbul’da kaldım. 67 gündür tutukluyum ve Silivri Cezaevi’nde evimden 550 kilometre uzakta sürgündeyim. 26 Şubat’tan beri tek kişilik hücredeyim. Adalet Bakanlığı’na nakil için dilekçe verdim ama henüz bir yanıt alamadım. Şimdi de duruşmalarda ‘gizli sanık’ muamelesi yapılmak isteniyor. Savunma ve adil yargılanma hakkım ihlal ediliyor. Hakimin yüzünü görmeden yargılama mı olur? Bu uygulama bir an önce son bulmalı.”
Uludağ, cezalarının uzatılmasının gerekçeleri arasında gösterilen kaçma şüphesinin tamamen asılsız olduğunu ve gerçeklerle bağdaşmadığını yineledi.