24 Mayıs 2026 tarihinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan yeni makroihtiyati tedbirler, iç siyasetteki CHP davası krizi ve döviz kurlarındaki tarihi yükselişlerin gölgesinde gerçekleşti. Merkez Bankası, kredi kısıtlamalarını sıkılaştırarak, bireysel ve ticari kredilere yönelik aylık büyüme limitlerini önemli ölçüde düşürdü. Bu durum, Türkiye’nin önde gelen ekonomistleri ve akademisyenlerinden sert eleştirilerin yükselmesine neden oldu. Ekonomistler, kamu harcamalarına müdahale edilmediğini vurgulayarak, “Bu gidişatla sonbaharda ödenemeyen borçlar patlayacak!” şeklinde uyarılarda bulundu.
Dr. Burcu Aydın ve Prof. Dr. Utku Altunöz tarafından paylaşılan verilere göre, TCMB’nin zorunlu karşılıklar üzerinde bankacılık sistemine dayattığı yeni kredi büyüme sınırları şu şekilde güncellendi:
– Tüketici İhtiyaç ve Taşıt Kredileri: Aylık büyüme sınırı 1 puan düşürülerek yüzde 4’ten yüzde 3’e çekildi.
– Kredili Mevduat Hesabı (KMH/Ek Hesap): Nakit sıkıntısı çeken vatandaşların en çok başvurduğu KMH büyüme sınırı yüzde 2’den yüzde 1’e indirildi.
– Büyük Ticari Krediler (KOBİ Dışı): Aylık büyüme sınırı 1 puan daraltılarak yüzde 3’ten yüzde 2’ye düşürüldü.
– KOBİ Kredileri: Üretimi desteklemek amacıyla biraz esnek bırakılan KOBİ kredilerinde de sınır 0,5 puan düşürülerek yüzde 4,5’e çekildi.
Prof. Dr. Emre Alkin, Merkez Bankası’nın “Makrofinansal İstikrar” başlığı altında yaptığı açıklamaları ironik bir dille eleştirerek, ekonomi yönetiminin enflasyonun temel sebeplerini göz ardı ettiğini savundu. Alkin, “Hala maliyet enflasyonu olduğunu anlamadılar. Hastayı boğarak ateşini düşürmeye çalışıyorlar” dedi. Bu görüşe katılan Prof. Dr. Serap Durusoy ise, “Enflasyonun maliyet karakterli olduğu kabul edilmediği için sadece talebi kısıtlayıcı önlemler alınıyor” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Yakup Küçükkale, AKP hükümetinin kamu harcamalarındaki aşırılıkları azaltmadığına dikkat çekerek, “Enflasyonu hâlâ hanehalkı ve şirketler üzerinden düşürmeye çalışıyorlar. KMH büyüme limitinin yüzde 1’e düşürülmesi, hanehalkı tüketimini kısıtlayacak” dedi. Ayrıca, büyük firmaların kredi kısıtlamalarının şirket yatırımlarını olumsuz etkileyeceğini vurguladı.
Prof. Dr. Levent Yılmaz, bu kararların piyasada reel etkilerine dair uyarılarda bulunarak, bankaların yeni oranlara uyum sağlaması sürecinde kredi tahsislerinin yavaşlayacağını belirtti. Yılmaz, kredi faizlerinin daha da artacağını ve tahsili gecikmiş alacak oranlarının hızla yükselebileceğini ifade etti. Eski bankacı Ali Çufadar, mevcut durumun ciddiyetini vurgulayan verileri paylaşarak, “Sonbaharda KOBİ’lerin ve vatandaşların ödeyemediği kredi borçları gündemimizde olacak” dedi.
TCMB’nin eski Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara, kararın teorik olarak doğru olduğunu ancak zamanlama açısından geç kaldığını belirtti. Kara, “Kredi limitleri daha da kısılıyor. Bu tür önlemler, iş başa düştüğünde değil, zamanında alınmalıydı” şeklinde eleştirilerde bulundu.